19 Eylül 2013 Perşembe

Ankara'nın ege usülü taze fasülyesi

Ankara'nın fasülyesi meşhurdur. Bilirmisiniz? Biz İzmirliyiz, ailem orada oturur, ancak fasülyeyi hep Ankaradan alırlar. Yassı olacak cok geniş olmayacak vs. vs.
Neyse sonra öğrendik ki tipi kadar pişirme şeklide çok önemliymiş.
Babaannem (tüm sülaleyi sıradan geçirmeyeceğim merak etmeyin) çok güzel taze fasülye yapardı, ki o izmirli değildir. Kavura kavura pişir kızım derdi. Bende işte öyle pişiriyorum. Şekerli, bol domatesli bir fasülye, ama kavura kavura pişen bir fasülye :)

Malzemeler:

Yarım kilo fasülye (biz çok yiyen bir aile değiliz)
1 büyük kuru soğan
2 büyük domates
1 tatlı yeşil biber (isteğe göre kırmızı da ilave edilebilir)
1 tatlı kaşığı salça
1 tutam tuz
çekilmiş karabiber
pul biber
2 adet kesme şeker (püf nokta 1)
halis zeytinyağı (bu müthiş yağın kaynağı arkadaşım denizCin'den geliyor)

Fasülyelerin yanlarını soyacak ile tamamen temizliyorum (püf nokta 2). Uzunlamasına ortadan dilimleyip tekrar 2 yada 3e bölüyorum. Yassı bir dökme tencereye tüm malzemeleri (baharat ve şekerler hariç) aynı anda, en altta fasülyeler gelecek şekilde koyuyorum, malzemelerin en üstüne 1-2 yemek kaşığı zeytinyağı gezdiriyorum. Kapağını kapatıp kısık ateşte pişirmeye başlıyorum. Her 10 dakika da bir malzemeleri alt üst yapıp karıştırıyorum yani kavuruyorum (püf nokta 3), ateş hep kısıkta, yaklaşık 45 dakika boyunca sık sık karıştırıp yemeğin iyice sönmesini sağlıyorum. İyice kavrulduktan sonra salçayı ekliyorum ve bir çay bardağı su ekliyorum. Biraz daha pişirmeye bırakıyorum. O su çekilince son kez birdaha bir çay bardağı su ilave edip 1 tutam tuz, çekilmiş karabiber, pul biber ve 2 adet kesme şekeri ilave ediyorum. Yine kapağını kapatıp kısık ateşte suyuyla hafif özdeşleşinceye kadar pişiriyorum ve kapağını kapalı şekilde bırakıp, altını kapatıp dinlenmeye alıyorum.
Soğuk olarak yenir demiyorum, ama sıcak da yenmez açıkcası, ılık hale geldikten sonra servise hazırdır.
Afiyetle...